Yayımlanma tarihi 12 Mayıs 2012
GSS birçok sivil toplum örgütü, demokratik kitle örgütü, meslek odaları ve halkın itirazlarına rağmen aşamalı olarak, itirazların, tepkilerin sönümlemesini umarak yürürlüğe bir şekilde geçirildi.
Yaşlısından gencine, memurundan işçisine, öğrencisine ve kadınına kadar herkesi ilgilendiren bu yönetmeliğin çok geçmeden hayatımıza yansımalarını en basitinden devlet hastanelerine gittiğimizde ödediğimiz katılım payları, muayene ücretleri, ücretli telefon randevuları veya özellikle kadınları ilgilendiren doğum borçlanması gibi uygulamalarda görebiliyoruz.
İnsanların sağlığa ulaşmasını kolaylaştırdığını ve sistemi iyileştirdiğini her defasında dile getiren AKP, GSS ile halkın sağlığıyla yani aslında hayatıyla oynadığının bilincinde. Peki bizler bunun ne kadar farkındayız? GSS’yi sermayedarların çıkarlarına hizmet edenlerden değil de emekçi halkın çıkarlarını düşünenlerle beraber öğrenelim ve tartışalım.
Birlik Dayanışma Hareketi olarak düzenleyeceğimiz GSS NEDİR? konulu panelimize tüm emekçi halkımızı davet ediyoruz.
Konuşmacılar:
Sosyal Güvenlik Uzmanı: Fatma Şenden ZIRHLI
Uzman Doktor: Enver YÜCEL
TARİH: 13 Mayıs 2012 / Pazar saat 14:00
YER: TMMOB Makine Mühendisleri Odası
ADRES: Üsküdar Cad. Uras İş Merkezi No: 18/4 KARTAL-İSTANBUL

Yayımlanma tarihi 29 Nisan 2012
Ülkemizde ve tüm dünyada emekçilerin, kadınların, köylülerin, ezilen halkların ve gençlerin zulme sömürüye karşı alanlara döküldüğü bir dönemden geçiyoruz. İşçi sınıfının yok olduğu, kapitalist sistemin mutlak galibiyet elde ettiğini söyleyenlere inat tüm dünyada halkların tekrar meydanlara döküldüğü bir dönemdeyiz.
Bu uyanışı durdurmak isteyen emperyalistler Kuzey Afrika’da tekrar alevlenen devrim ateşini engellemek, yeni uyanışlara engel olmak için azgınca saldırıya geçti. Irak’a özgürlük getiriyoruz yalanı ile yüzbinlerce insanı öldüren emperyalistler geçtiğimiz yıl aynı oyunu Libya’da da düzenledi. Şimdi de hedef olarak Suriye’yi gösteriyor. Zamanında Irak işgalini “Pastadan payımızı almamız lazım.” diyerek destekleme cüretini gösteren AKP iktidarı şimdi aynı oyunu Suriye için oynuyor. Dün Türkiye’nin emekçileri olarak nasıl Irak işgaline hayır dediysek şimdi de Suriye üzerine oynanan bu oyunu bozmayı boynumuzun borcu olarak görüyoruz. Halkların kardeşliğini savunmak, emperyalistler için ölmemek, öldürmemek için haydi 1 Mayıs’a.
Parasız eğitim isteyen öğrencilerimiz, düşüncelerini dile getiren aydınlarımız, dillerini dinlerini kültürlerini yaşamak isteyen halkımız, sendikalı güvenceli çalışmak isteyen işçimiz meydanlarda coplanıyor, aylarca tutuklu kalıyor, yakılıyor, işkence görüyor. Baskıya zülme dur demek için özgürlük demokrasi ve adelet için haydi 1 Mayıs’a.
Her gün töre, namus adı altında yeni bir cinayet işleniyor. Ekmeğimizi beraber kazandığımız kadınlar emeğinin karşılığı olan ücretten toplumdaki yerine kadar birçok alanda ikinci sınıf muamelesi görüyor. Eşit bir yaşam için, kadına yönelik şiddete hayır demek için haydi 1 Mayıs’a.
Ağacımız, suyumuz, toprağımız büyük kapitalist şirketlere peşkeş çekiliyor. Ormanlarımız derelerimiz satılıyor. Köylülerimiz aç yoksul bırakılıyor. Çiftçilik bitirilmeye çalışılıyor. Toprağımıza, suyumuza, ormanımıza, köylümüze sahip çıkmak için haydi 1 Mayıs’a.
Bu dünyayı yaratanlar işsizliğe, karın tokluğuna güvencesiz çalışmaya, uzun mesai saatlerine, eğitimsizliğe, taşeron sistemine boyun eğmeye itiliyor. Madenlerde, tersanelerde, kot taşlama atölyelerinde, sanayi tesislerinde, barajlarda her gün işçiler öldürülüyor. Çalışma ortamlarının güvencesi sağlanmadığı gibi işçilerin hakları da bir bir ellerinden alınmaya çalışılıyor. Sağlıkta dönüşüm programı ile, torba yasası ile, kıdem tazminatı fonu ile, kamu emekçilerine dayatılan 4688 sayılı yasa ile, işçi sendiklarına yıllardır uygulanan baskılar ile çalışanlar kölelik şartlarına boyun eğmeye zorlanıyor. Ücretli köleliğe hayır demek, sendikalı sigortalı 8 saatlik güvenceli iş günü için haydi 1 Mayıs’a.
Yaşasın 1 Mayıs!

Yayımlanma tarihi 08 Mart 2012
Kadının konumunu ve onun yaşam koşullarını değiştirmenin olanaksız olduğu görüşü çok yaygın bir görüştür. Fakat bu görüşün doğru olmadığını kadının tarihsel geçmişine baktığımızda çok rahat bir şekilde görebiliriz. devamı…
Yayımlanma tarihi 20 Şubat 2012
Kriz dönemlerinde karlarına kar katan fakat bunu işçilerin çalışma koşullarına veya ücretlerine yansıtmayan bankalar, tasarruf etmek istediklerinde ilk olarak işçilerini gözden çıkarıyor. Kapitalizmde karlar patronlar tarafından paylaşılırken tasarrufun bedeli ise işçilere kesiliyor. devamı…
Yayımlanma tarihi 11 Ekim 2009
BDH emekçilerinin de desteklediği, aralarında Ürün Sosyalist Dergi ile sendika ve sosyalist partilerin de üyesi olduğu “İşten Atmak Yasaklansın Komitesi” öncülüğünde başlatılan imza kampanyası devam ediyor. Dün (10.10.2009) Beşiktaş Meydanı’nda gerçekleştirilen kampanyada 5 sat gibi kısa bir sürede 1000 kadar imza toplandı.
devamı…