Uluslararası tekelci sermaye ve yerel işbirlikçilerinin sosyalist sistemin çözülmesi üzerine gittikçe artan saldırılarına karşı işçi sınıfı ve emekçilerin mücadelesinde yükselme olgunlaşmaktadır. Özellikle SSGSS yasası tartışmalarında dönemsel gerileme ve yalpalamalarına rağmen demokratik kitle örgütleri yığınların üzerindeki ölü toprağının silkelenmesinde olumlu rol oynamışlardır. İşçi sınıfı ve emekçi kitlelerde yeniden öz örgütlerine karşı güven oluşmaktadır. SSGSS eylemliliklerinin birbirine yanaştırdığı kitle örgütleri arasında yeni işbirlikleri ve yerel ortaklıklar kurulmaktadır. Bu sürecin 1 Mayıs’ın yasallaştırılması mücadelesine evrildiğini gören işbirlikçi AKP hükümeti tüm demokrat görünümüne ve söylemine rağmen süratle siyasal gerici konumuna geri dönmüştür.
İşbirlikçi AKP hükümeti tekelci sermayenin sınıf refleksine ve tarihsel tutumuna uygun bir tavır oluşturarak 1 Mayıs’ı tatil ilan etmekten imtina etmiştir. Bu arada kendisini demokrat, hatta cumhuriyetin ilk yıllarında yarım kalan burjuva demokratikleşmenin mimarı sayan eski solcu yeni liberalleri üzmemek ve emekçilere bir parmak bal çalmak için 1 Mayıs’ı “Emek ve Dayanışma Günü” ilan etmekten de geri durmamıştır. Halkımızın, ‘hem nalına, hem mıhına’ dediği böyle birşey olsa gerek… Bu açıklamayı yaparken, selefi DP, 50’li yılarda iktidara geldiğinde “ayaklar baş oldu” diyen şu anki rakibi CHP’lilerle aynı korkuyu paylaşmaktan geri durmamıştır. O korkudur ki bu ülkenin demokratikleşme tarihine damgasını vuran siyasal gericilikten başka birşey değildir. Çünkü işbirlikçi tekelci burjuvazi gelişen hertürlü demokratikleşme adımının kendi kuyusunu kazdığının bilincinde olarak davranmaktadır. Tekelci sermayenin bu refleksini iyi bilen AKP hükümeti de SSGSS yasasına karşı yükselen sınıf mücadelesinin 1 Mayıs ile taçlanacağından korkmuş, süratle antidemokratik yüzünü göstermiştir.
Ayaklar baş olmaya, 1 Mayıs’a geliyor!
Bu noktadan sonra yapılacaklar bellidir. 1 Mayıs’ı işçi sınıfı ve emekçilerin sınıf disiplinine ve çoşkusuna uygun kutlamak emekçi namusumuz olmuştur. Bizi ayak takımı olarak görenlere cevabımızı 1 Mayıs alanında vereceğiz. Yığınsal ve çoşkulu 1 Mayıs kutlama olanakları ve deneyleri tarihimizde mevcuttur. Tabanın söz ve karar yetkisini yaşama geçirmek için 1 Mayıs kutlamaları uygun zemini sunmaktadır. Yeterki biz işçi ve emekçiler öz örgütlerimize sahip çıkalım. Birlik ve dayanışmamızı yükseltmek sorunlarımızın çözümünü hızlandıracaktır. Sınıf kardeşliği en güçlü aracımızdır.
Haydi 1 Mayıs’a, Taksim’e
Yaşasın Uluslararası İşçi Sınıfının Birlik, Dayanışma, Mücadele Günü
Yaşasın Birlik Dayanışma
Yaşasın 1 Mayıs