İşten Atmak Yasaklansın Platformu Ankara bileşenleri, Aynur Çamalan için Yüksel Caddesi’nde (30.03.2010) saat 12.30 ile 17.00 arasında  imza stantı açtı.

Ürün Sosyalist Dergi, Ekmek ve Özgürlük, Türkiye Birleşik İşçi Partisi tarafından örgütlenen imza kampanyasına ilgi oldukça yoğundu. İmza masasında dağıtılan bildiride, emek safında dayanışmanın büyütülmesi vurgulanırken, tüm işçiler, emekçiler, sınıf dostları 1 Nisan’da TEKEL işleriyle dayaışmaya çağırıldı.

Platform, 4 Şubat TEKEL işçileriyle dayanışma mitingine katıldığı gerekçesiyle hukuksuz bir şekilde işten atılan Çamalan için 18 Mart’ta da TÜBİTAK önünde basın açıklaması gerçekleştirmişti. 8 Mart’tan beri TÜBİTAK önünde oturma eylemi gerçekleştiren Çamalan’ı yalnız bırakmayan platform bileşenleri bundan sonraki süreçlerde de Ankara’nın farklı bölgelerinde imza satantları açmaya devam edecek.

Dağıtılan bildiri aşağıdadır;

EMEK SAFINDA DAYANIŞMAYI BÜYÜTELİM

Zihinleri körleştiren; yoksulluğu, işsizliği bizlere reva gören bir sistem içerisinde yaşıyoruz. Üretim araçlarının sahipleri zenginliklerine zenginlik katmak için her türlü aymazlığı gösteriyor. Dünya kapitalist sistemi içerisine girdiği ekonomik krizin faturasını da işçi ve emekçilere çıkarmak için saldırılarını her geçen gün arttırıyor.

Ülkemizde de son 30 yıla damgasını vuran neo-liberal politikalar işçi sınıfına ve emekçi halklara yoksulluk, işsiszlik, geleceksizlik getirmeye devam ediyor.  Sigortasız, sendikasız, güvencesiz, esnek çalışma koşullarına mahkûm edilen milyonlarca insan her an işten atılma korkusuyla yaşıyor.

Tüm bu saldırılar devam ederken, işçi sınıfı ve emekçiler kendilerine dayatılan kölece yaşama karşı mücadelesini hızlandırıyor. Başta AKP hükümetininin 4/C dayatmasına karşı direnen Tekel işçileri olmak üzere, şeker işçileri, itfaiye işçileri, sağlık işçileri, hemşireler, doktorlar, eczacılar, taşeron işçileri kadın erkek birlikte haklarını aramak için alanlara çıkıyor.

Yaşamın hemen her alanında; sosyal sınıflarından ve cinsiyetlerinden dolayı çifte sömürü süreçlerinden geçen kadınlar krizlerde de,  ilk gözden çıkarılanlar oluyor. Çalıştıkları her alanda cinsiyetçi uygulamalara maruz kalan kadınlar, güvenceli iş için mücadele ettiklerinde patronların daha pervasızca davranışlarıyla karşı karşıya kalıyor, çoğu kez muhatap bile görülmüyorlar. İşte bugün yine bir kadın işçinin haksız ve hukuksuz yere işten atılıyor olması bunun örneklerinden birini oluşturuyor. Kadınların güvencesiz çalışma koşullarına karşı mücadele etmelerinin simgesi olan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün 100. yılı Aynur Çamalan’ın verdiği bu mücadeleyle daha da anlamlaşıyor.

İşçi sınıfı ve emekçiler yalnız kendi işyerlerinde fabrikalarında mücadele etmekle kalmıyor, saldırıların ortak olduğu bilinciyle birbirlerini desteklemeye başlıyor, dayanışmayı büyütüyor.

Her geçen gün artan bu dayanışma, 78 günlük direnişlerine kısa bir ara veren TEKEL işçlerinin 1 Nisan’da tekrar Ankara’ya gelmeleriyle devam edecek. Gittikleri bölgelerde de sürekli eylemlilikler yaparak mücadelenin bitmediğini gösteren TEKEL işçilerine destek vermek ve mücadeleyi büyütmek için; işçi sınıfı ve emekçiler 4 Şubat’ta olduğu gibi 1 Nisan ‘da da TEKEL işçilerinin yanında olacaklar.

İşte işçi sınıfının bileşenleri arasındaki bu dayanışma her geçen gün kapitalistleri ve onların işbirlikçisi patronları daha da korkutuyor. Sınıfın birliğinden korkan egemenler saldırılarına devam ediyor.

Tezkoop-iş sendikasının örgütlü olduğu TÜBİTAK’ta çalışan Aynur Çamalan’ın 4 Şubat TEKEL işçileriyle dayanışma mitingine katıldığı gerekçesiyle işten atılması bu korkunun göstergelerinden biri oldu.

Konfederasyonun aldığı karar uyarınca ve yasal hakkını kullanarak mitinge katılan, kendisi hakkında hiçbir idari soruşturma açılmayan, disiplin kuruluna sevk edilmeyen, savunması dahi alınmayan Çamalan’ın işten atılmasının hiçbir hukuki gerekçesi yoktur.

İnsanlık için bilim üretmesi gereken TÜBiTAK’ın siyasi süreçlerdeki ve bilimsel meselelerdeki tutumu kim için, ne için bilimsel çalışma yaptığının da bir göstergesi. Son süreçte de sendikal örgütlenmenin olduğu bir iş yerinde TÜBİTAK yönetiminin böyle keyfi bir karar alması aslında tüm emekçilere, işçi sınıfına ve sendikal harekete yapılmış bir saldırıdır.

İşten Atmak Yasaklansın Platformu olarak tüm işçileri, emekçileri, sınıf dostlarını, bu hukuksuzluk karşısında TEKEL’de olduğu gibi Aynur Çamalan’la da tek el tek yumruk olmaya, emek safında dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz.

İŞTEN ATMAK YASAKLANSIN PLATFORMU ANKARA BİLEŞENLERİ